why-you-need-to-think-beyond-google-when-it-comes-to-seo

SEO, İnternet ve arama motoru kavramlarının ortaya çıkmasıyla dünyaya gelmiş, başlarda tek hücreli bir canlı gibi yaşayan ancak zamanla evrimleşen ve gelişen bir kavram.

İnternetin ilk web sitesi Tim Berners-Lee tarafından 1991 yılında yayıma alındığında henüz SEO diye bir kavram yoktu.

Web siteleri çoğaldıkça bir ihtiyaç doğmaya başladı: Arama Motoru ve Arama Motoru Optimizasyonu.

1993 yılında Excite adlı basit arama motoru, anahtar kelime bazlı dizin servisini devreye aldığında ilk arama motoruyla tanışmış olduk.

Ardından piyasaya daha büyük oyuncular girmeye başladı; 1994 yılında Yahoo! ve 1997 yılında Google yeni arama motorları olarak kullanıcılara hizmet vermeye başladılar.

O dönemlerde arama motorlarında görünür olmak için kullanılan kolay ve illegal yöntemler vardı; bir sayfaya yüzlerce anahtar kelime eklemek ve yüzlerce backlink almak, arama motorlarında görünür olmanın ilk kuralıydı.

O dönem “Black Hat SEO” adı verilen bu yöntemler bütünü, çeşitli algoritma güncellemeleriyle ortadan kalkmış olsa da, hala kullanılmakta.

Google, kullanıcı ve Web sitelerinin birbiriyle doğru şekilde iletişim kurması konusunda büyük fırsatlar olduğunu keşfederek, çeşitli yatırım ve geliştirmeler yaparak arama sonuçlarında daha kaliteli Web sitelerini göstermek yönünde çalışmalarına devam etti.

 İlk Yıllar (2003 – 2005)

İllegal optimizasyon yöntemlerine tam anlamıyla savaş açmaya niyetli olan Google, çeşitli algoritmalar geliştirerek bu yöntemleri kullanan Web sitelerini cezalandırmaya ve sıralamalarda arka sayfalara itmeye başladı.

 Orta Çağ ve Etkileri (2006 – 2009)

Bu döneme kadar incelenen veri ve ortaya çıkan tablo, kullanıcı tecrübesini daha da artırmanın gerekliliğini ortaya çıkardı.

 Aydınlanma Dönemi (2010 – 2012)

Bu dönemde büyük düzeyde değişiklikler yaşandı ve Google markaların Web sitelerini kullanıcı deneyimine odaklanmaya zorladı.

 Modern Zamanlar (2013 – Günümüz)

Günümüzde, arama motorları ne kadar gelişmiş olursa olsun, çoğu insanın aklında belirgin bir soru işareti var: “Kişisel gizliliğim sağlanıyor mu?”

Kişiselleştirme ve kullanıcı deneyimi artıyor ancak bu kavramlar birçok veriye dayanarak kaliteyi ortaya çıkarabilmekte.

Kullanıcıya ait kişisel veri olmadıkça özelleştirme bir noktada tıkanmakta ve yerinde saymaktadır.

Arama Motoru kavramı, teknolojinin ve insan hayatının vazgeçilmez bir parçası olmayı başararak, yaklaşık 25 yıllık tarihini sağlamlaştırdı.

Geçmiş dönemden bugüne sürekli gelişen ve evrilen arama motoru, hayatımızın her alanında kullanmaya alıştığımız İnternetin her noktasında taleplerimizi karşılamak için varlığını sürdürüyor.

SEO da bu yönde evrimini ve gelişimini sürdürüyor, giderek genişleyen arama motoru kavramının her noktasında firmalara ve Web geliştiricilere yardım etmek için hazır bekliyor.

Yıllarca biriken tecrübe ve merak, web sitelerinin hak ettikleri yerde olması için kullanılıyor.

http://www.digitalhaberler.com/seonun-25-yillik-evrimi.html